Ultimate magazine theme for WordPress.

Vücudumuzdaki Yağlar Bize Düşman Mı?

0 96

​​​​​​​Herkese merhaba, bugün vücudumuzdaki yağ dokusundan bahsedeceğiz. Aslında hiçbir işe yaramayan, düşman, olarak düşündüğümüz yağlara biraz daha yakından bakacağız.

Yağ dokusu vücudumuzda ısı kaybına karşı koruyucu bir tabaka oluşturur ve vücudun bazı bölgelerine mekanik destek sağlar bu yüzden metabolizmada etkili bir dokudur. Yağ, karbohidrat ve proteinden çok daha hafiftir ve bunlardan çok daha fazla enerji verir. Bu sebeple yağ dokusu vücudun en verimli enerji deposunu oluşturur. Normal ağırlıkta bir insanın toplam vücut ağırlığının yaklaşık % 10-15’i yağ olup, bu 40 günlük bir enerji stokunu oluşturur. Aşırı şişmanlarda yağ oranı artar. Türüne göre iki çeşit yağ dokusuna sahibiz.

Beyaz Yağ Dokusu (Tek damlalı Yağ Dokusu)

Tüm vücudu saran devamlı bir yağ tabakası vardır. Bu yağ tabakası vücudun bazı bölgelerinde incelir, bazı bölgelerinde ise kalınlaşır. Kalınlaşma kadın ve erkeklerde farklı yerlerdedir. Beyaz yağ dokusu vücudun iç organları çevresinde birikir ve hemen enerjiye dönüşebilir.

Kahverengi Yağ Dokusu (Çok damlalı Yağ Dokusu)

Kahverengi yağ dokusu rengini içerdiği kan damarlarından ve hücresel materyallerden alır ve rengi koyu sarıdan kırmızımtırak kahverengiye kadar değişebilir. Beyaz yağ dokusu hücrelerine göre daha küçüktür. Vücut ısısının sağlanmasından sorumlu olan bu dokudur. Bu doku doğumdan önce oluşur ve doğumdan sonra beyaz yağ dokusunun kahverengi yağ dokusuna çok kısıtlı miktarda dönüştüğü görülmüştür.

Bizim vücudunuzda artmasını istemediğimiz, kalp hastalıkları, obezite, diyabet ve kanser gibi pek çok hastalık için riskli olan doku beyaz yağ dokudur. Ancak kahverengi yağ dokunun beyaz yağ doku ile zıt olarak çalıştığı hatta kilo kaybına yardımcı olduğu raporlanmıştır. Peki bizler vücudumuzdaki beyaz yağ dokularını nasıl kahverengi yağ dokusuna çevirebiliriz? İşte bazı öneriler;

  • Sürekli ve düzenli olarak soğuk uygulamasında bulunun. Örneğin sabahları soğuk su ile duş almak ya da gün içinde enseye buz tutmak gibi.
  • Kronik zayıflama durumunda kahverengi yağ dokusunun arttığı raporlanmıştır.
  • Fiziksel aktivitenin arttığı durumlarda yine kahverengi yağ dokusunun arttığı gösterilmiştir.

Sonuç olarak şöyle toparlayabiliriz. Vücudumuzda hastalıklara sebep olan beyaz yağ dokusunu düzenli beslenme ve fiziksel aktivite ile koruyucu olan kahverengi yağ dokusuna çevirmek mümkündür. Siz de yaşam tarzınızı değiştirin, ve kahverengi yağ dokunuz ile birlikte hem hastalıklardan korunun hem de zayıflama sürecinizi hızlandırın Sağlıkla kalın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.