Ultimate magazine theme for WordPress.

Milenyum Çağına Ayak Uydurmak

0 38

İçerisinde bulunduğumuz yüzyılın moda akımı aslında bir zorlama ve frapan giyimin bize sunduğu zorbalıktan başka bir şey değil. Yıllarca süre gelen moda akımları sayesinde için de bulunduğumuz çağı yalnızca moda sektöründe yakaladığımız doğrudur. Dışa bağımlı süregelen hayat biçimimiz söz konusu moda olunca farklılık yarattığı kesin. Bizler milenyum modasını nasıl yorumladık.

1.Defilelerden Sokağa

Daha çok 2016 yılından itibaren defilelerde ki aykırı frapan giysilerle birlikte sokakta giyilen terliklere kadar milenyum modasını iliklerimizde hissetmemek mümkün değil. Milenyum denince akla gelen uçan arabalara, kapsül yemeklere her ne kadar göremesek te ilginç saç stillerinden kumaşların renklerine kadar ince ayrıntıyı sokaklarda görmek mümkün.

2. Renklerdeki Parıltı

Çocukluğumuzda dolabımızda ki giysiler açık pembeler koyu pembeler den öteye gidemezken neon renklere sıçrayışımız ve şimdilerde iki adım attığımızda karşımıza çıkan lameler doreler bakır ve bronz tonlarına bıraktı yerini. Aynılaşmış yüzlerce insan tamamen göz alıcı pırıl pırıl aslında hoş gözüken ama bir o kadar milenyumlaşmış ya da monotonlaşmış giyim tarzları bu güne kadar giyilmeye cesaret edilmemiş gösterişli renkler moda tercih sizin pırıl pırıl bir yok oluş mu kendi ruhunuzu ortaya koyacak bir duruş mu?

3.Ayakkabılar

Yetmişlerin zarafeti çoktan modanın tozlu raflarına kalmış bile elinden gelse araba lastiğini ayağına geçirip gezecek bir moda akımı kalın lastik topuklar zarafeti alaşağı yapıp nasıl daha asi nasıl daha vamp olunabilirin milenyum modasına yansımış hali.

4. Aykırı Saçlar

Bu kadar farklılık varken saçların doğal kalması beklenemezdi tabi. Daha çok aslan yelesini andıran kabarık oldukça vamp saçlar bu çağın olmazsa olmazı gitti güzel saçlar. Çocukluğumuzun çizgi filmi Jetgillerden esinlenilmiş topuzlar da defilelerden sokaklara büyük bir akım başlatmış gibi gözüküyor.

5. Nail Art

Bir zamanlar bizi terk eden uzun tırnak modası nail art la yeniden hayatımıza girdi. Üzerine bin bir şekil çizilmesi gereken tırnaklarımız küçük geldi ve çareyi protez tırnakta bulduk ojelerden nefes alamayan tırnağın üzerine takma da değil bir ay durabilen protez tırnakları geçirdik .

Aykırılıklar modasıydı aslında milenyum modası ayaktan tırnağa renklerden saçlara tüketim toplumunun içinde bulunduğumuz çağa yansımasından başkada bir şey değildi aslın da tamam modayı takip edelim defileleri de fakat abartmayalım sokaklar podyum değil hiç birimiz de manken tabi ki kullanın bu modayı ama özgün olmak biraz da kendi elimizde milenyum modası bize ayak uydursun.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.